okunmayan yazı
istanbulu birbirine bağlayan dört köprü var belki ama benim yüreğim tek
istanbulun camileri çok belki ama benim imanım tek
istanbulda hayat çok hızlı akıyor belki ama benim gündüzüm tek
istanbulda çok acı var belki ama benim acım derinden derine tek
istanbulun martıları çok belki ama benim şans getirecek anka kuşum tek
istanbulun güzel bahçeleri çok belki ama benim ucu bucağı olmayan çölüm tek
istanbulun odaları çok belki ama benim acı çektiğim,inlediğim odam tek
istanbulun yürekleri cesur belki ama benim korkmaya cesareti olmayan kalbim tek
istanbulun adaları çok belki ama benim isli,kayıp adam tek
istanbul çok gürültülü belki ama benim uzun dayanılası çığlığım tek
istanbulun evleri çok belki ama benim yuvam yok
istanbulda çok insan var belki ama benim tek dalım yok
istanbulun müzikleri çok belki ama benim ritmim yok
istanbulun bacaları tüten evleri var belki ama benim dumanım yok
istanbulun güleryüzlü anneleri var belki ama benim bu şehirde annem yok
istanbulun gemileri var hergün mesafeler aşan ama benim limanım yok
istanbulda çok okul var gidilecek ama benim taş duvarlardan acil servislerden öte durağım yok
istanbulun karlı akşamları var belki ama benim yüreğimin üstünü örtecek beyazım yok
istanbulun müzeleri var belki ama benim yüreğimden eski tek eşya yok
istanbulun satılık eşya dükkanları çok belki ama benim pazarladığım tek düşüncem yok
istanbulda hüzün çok belki ama benim hüznümü gölgeleyecek acı yok
istanbulun enstrümanları çok belki ama beynimin küflü tırmalayışlarından daha güçlü ses yok
istanbul belki yorgun düştü ama dizlerini bile taşıyamayan benim
istanbul belki üzgün ama gözyaşlarını tutamayan benim
istanbul terkedilmiş belki ama telefonu bile çalmayan benim
istanbul kirletilmiş belki ama ruhu lekelenmiş olan benim
istanbul belki ağlıyor kuytuda ama kalabalıkta haykıran benim
istanbula güneş doğuyor belki ama ısınamayan benim
istanbula ay parlıyor belki ama aydınlanamayan benim
istanbulda arabalar yollarda ilerliyor belkia ama bir milim öteye gidemeyen benim
istanbulu seviyor insanlar belki ama istanbulu hissetmeden yaşayan benim
istanbul ısıtıyor yürekleri belki ama yaz günü bile üşüyen benim
istanbul hıçkırıyor belki ama sesini duymazdan gelen benim
istanbul istanbul hep vardı belki ama mana kazandığı benim
istanbul geceden gündüze geçiyor belki ama hep aynı mevsimde seyreden benim
istanbulun caddeleri var belki ama sokaklarında kaybolan benim
istanbul dünyada ama dünyadan gidecek olan benim
istanbul çok büyük belki ama küçültüp defterime hapseden benim
istanbul güçlü belki ama ağlayışlarımda onu zayıflatan benim
istanbul belki çok iyi ses duydu ama sesini duymadığı benim
istanbul hakkında çok şey yazıldı belki ama onu insanlaştıran benim
istanbul hayat dolu belki ama hayatını emen benim
istanbul bensizde yapabiliyor pekala ama yüreğinin bir parçasını orada unutan benim
istanbulda iettler var belki ama elektiriğe kapılan benim
istanbul geceden korkmaz belki ama gecede hıçkıran benim
istanbul sakin belki ama onu çığlıklarımda boğan benim
istanbul beni içine çekmek istiyor belki ama toprağında ölecek olan benim
istanbul bugünden çok şey bekliyor belki ama beklentilerini bavullarda bırakmış olan benim
istanbul haketmiyor bunları belki ama üstüne giden benim
istanbul belki umursamıyor bunları belki ama onun için sayfalar dolduran benim
istanbul içimi kanatıyor belki ama kanı durunca ölecek olan benim
istanbulda ağaçlar var belki ama öldüğünde birdaha dönemeyecek olan benim
istanbulda ses çıkarmak serbest belki ama konuşamayan benim
istanbulu cesaret satın aldı belki ama hayatımı mahvedecek korku benim
istanbul için kelimeler tükenmez belki ama istediğim yerde bırakan benim...